InstagramFacebookYoutube

Kendi Köy Enstitüsünü Kurmak

Size sunulan imkanları sorguladınız mı? Ben her zaman sorguladım. “Neden bu imkan verildi, nasıl verildi, kim tarafından verildi?” gibi çok çeşitli soruları her zaman sordum. Bu sorgulama sürecim bilinen yöntemlerin başarı getirmediği dönemde başladı. Bilinen, tavsiye edilen tüm çalışma stratejilerini uyguladım ama istediğim sonucu alamadım. Sorgulama öncesinde çeşitli kişileri, kendimi, sistemi suçladım ancak durumu değiştirmeyen sadece psikolojik bir reaksiyon verdiğimi fark edince bir adım atmam gerektiğine karar verdim. Eğitimden, eğitim ve öğretim hayatımdan bahsediyorum.

Bizi ilkel kabilelerden ayıran olgu nedir? Bilgi ve bilgiyi kullanma becerimiz olgulardan bir tanesidir. Ben bunun üzerine anlatacağım. Okullar, temel bilgi düzeyine ulaşmamızı hedefler. Temel toplumsal bilgi seviyesine ulaştıktan sonra ödül/ceza mekanizması içerisinde tüm dünyada olduğu gibi bizde de seçenekler bireylere sunulur, bir noktada bireyse sorulur: kendini istersen akademik imkanlarla eğitmeye devam et, istersen resmi eğitim sürecini burada sonlandır.

Dönemin bakanlığı tarafından düzenlenen eğitim – öğretim müfredatı, yetiştirdiği öğrencileri belirli bir sistematik içerisinde temel toplumsal bilgi seviyesine ulaşmasını hedefler. Ancak kişiliğin oluşma sürecinin son aşamasında verilen bu müfredat, ailenin içerisinde bulunduğu ekonomik, sosyolojik, toplumsal şartların etkisi içerisinde uygulatılmaya çalışılır.

Kötü senaryolar ile karşılaşan öğrenci, eğitim hayatının sonuna kadar çeşitli refleksler geliştirmek zorunda kalır. Ben de eğitimimin başlangıcında verimli bir gelecek için yönlendiren insanların olmaması sebebiyle, kötü ekonomik şartlar ve yetersiz eğitim imkanları yaşadığım için – durumu değiştiremeyeceğim için – şartları kabullenerek eğitim sürecimi sürdürdüm.

Zaman içerisinde eğitim şartları iyileşse de hem akademik imkanlar hem de iş dünyasındaki tüm sektörlerin içinde bulundukları belirsizlikler beni kuralların içinde çalışıp, kuralların dışında düşünmeye yönlendirdi.

İlk başlarda internet gibi bir imkanım olmadığı için ezberci eğitim sistemi içerisinde verilen tarih, biyoloji, dil bilgisi gibi derslerin sistem içerisindeki şartlarını yerine getirdim, yani ezberledim, sınavda doğru cevapları verdim ve iyi not derecesi ile mezun oldum ancak bunun dışında da benden sistemin beklemediği ama asıl olması gereken şekilde bu derslere bilimsel yaklaşıp hipotezler oluşturup farklı kaynaklardan üzerine düşünmeye çalıştım. Bu sebeptendir ki iyi ezber yapamadığım dönemlerde dersten düşük not alıp, dersin öğretmeni gibi tezler yürüterek konuşmalar yapabildim.

Lise öğrenimimin son yıllarına 2010 dönemlerine kadar mesleki teknik bilgilere girmeden sadece okulların verdiği dersleri baz alarak kendimi eğitmeye çalıştım. Bu dönemlerde bir bilgi ile karşılaştığımda bazı noktalar hedefimdi:

  • Kaynakların verdiği bilgiyi öğren.
  • Kaynağın verdiği bilgiyi mantıksal olarak sorgula.
  • Kaynağın güvenirliğini sorgula.
  • Kaynağın bilgisini doğrula.
  • Bilgi, toplumsal yaşamında bir fayda sağlayacaksa öğren.
  • Bilgi, gelecek dönem projelerinde faydalı olacaksa şimdiden bir hipotez belirle ve kavrama oturt.

Bilgiyi, çok yönlü ele almak sürekli sorgu yapabilme, olduğu gibi kabul etmeme alışkanlığını kazandırdı. Okul dersleri özelinde odaklandığım coğrafya, felsefe, psikoloji, sosyoloji gibi derslerin yanında farklı alanlarda da ilgi duyduğum için (Satranç, karakalem çizim, müzik aletleri çalmak,..) kendimi yetiştirmeye çalıştım. Bu yan dallar olarak nitelendirdiğim farklı alanlar, lise sonrası asıl kendimi geliştirmem gereken alanlar olduğunu anladım. Bu sebepten; sağlıktan, savunma sanatlarına, yazılımdan, müzik kompozisyonlarına kadar birçok sanat ve bilim alanlarında hem öğrendim hem de üretim yaptım. Özellikle lise mezuniyeti ile başlayan akademik eğitim sürecinde yıllardır edindiğim bilgi ve birikimi tekrar elden geçirdim ve hepsini kendi alanında akademik kurallara yerleştirdim. Böylece safsata, dedikodu, duygu odaklı fikirlerden, bilgi diye sunulan ama dönemi içerisinde kabul edilmiş önyargılardan kurtulmuş oldum. Çünkü her şeyi bilmek doğru değildir aynı zamanda bildiklerinizi unutmanız gerekir. Faydalı niteliğe sahip bilgi olması gerekendir.

İmkan bulduğum her alanda öğrendiğim bilgi üzerine teorik veya uygulamalı üretimler yapmaya çalıştım. Örneğin tarım konusunda birçok bilgiye sahibim ama fiilen bir üretimim olmadı, astronomi konusunda da teorilerim var ancak uygulamaya dökmek için yeterli maddi ve manevi kaynağa sahip değilim.

Sadece okulların verdiği dersler üzerinden veya ilgi duyduğum yan dallar üzerinden alan sınıflandırması yapmadım. Aynı zamanda izlediğim tartışma, münazara, fikir iddiası, hitabet, vaaz gibi topluma yapılan bilgi aktarımlarını da çokça izledim, kişilerin yerine kendimi koyarak verilmesi gereken doğru tepkiyi tespit etmeye çalıştım.

Bugün hala kendimi yeteri kadar geliştirmediğimi düşünüyorum. Bunun temel sebebi, “Bir konun uzmanıysanız sadece o alanda on yıllarınızı vermeniz gerekir.” yargısını kıramamamdan kaynaklıdır. Bu yargıyı hem haklı hem de haksız buluyorum.

Üniversite döneminde ekonomi yönetimi ve hukuk üzerinde araştırmalar yaptım. Artık akademik kuralların bilgisine sahip olarak daha verimli fikirsel yargıları test edebildim. Lise ve öncesinde geçmiş dönem, üniversite sürecinde günümüz dönemi, aktif iş hayatı sürecinde de gelecek dönem üzerine tüm bilgi ve uygulama becerilerimi kullanarak araştırmalar ve üretimler yaptım. Birikimlerim bana çok yönlülük kazandırdı. Artık bulunduğum her ortamda istemeden de olsa durumu kontrol altına alıp iletişim sürecini yönlendirebiliyorum. Bu birazda topluluğun hakkınızda oluşan yargısından kaynaklanmaktadır. Bir toplantıda herkesin fikrinin alınması önemlidir ama sizin fikrinizin her zaman daha uygun görülmesi ve uygulanması, sorgulamayı, daha iyiyi üretmeyi ortadan kaldıracaktır. Bu sebeple eleştiriler almasanız bile kendinizi her daim yenilemeli, kesin emin olduğunuz bilgileri bile her dönemin şartlarında yeniden değerlendirmelisiniz.

Son olarak motivasyonunuz çok önemlidir. Bunu her zaman koruyacak bir değer yargısına ihtiyacınız olacaktır: ya milli bir değer seçmelisiniz ya da bireysel bir amaç uğruna değer oluşturmalısınız. Bu değer, gelişiminiz sürecinde sizi zorlayacak, motivasyonunuzu kıracak olaylar karşısında ayakta tutacak nedeni sağlayacaktır.

Leave a Comment