InstagramFacebookYoutube

Klasik Yöntemlerle Günümüz Sorunları Çözülemez

Yıl olarak 21.yüzyıla geçtik ama düşünce yapısı olarak hala 20.yüzyılda kaldık. Eğitim müfredatları, kamusal alan kuralları, toplumsal dezavantajlara sahip olanlar için imkan sunulmaması, konumsal üstünlükler, aidiyet duygusunda sınıfsal ve kültürel sınırların çizilmeye devam etmesi geçmişten gelen sorunları sırtımızda taşımaya devam etmemize neden oluyor. Dün cebimizde taşıdığımız sorunları bugün sırtımızda bile taşıyamıyoruz.

Reddetmek çözüm değildir. Belirli bir yöne bakmamak, görmezden gelmek sanılanın aksine o yöndekinin varlığını kabul ettiğinizi gösterir. Varlığını kabul ettiğiniz her ne ise, mutlaka hayatınızda bir alan işgal edecektir. Eğer bu olgu bir sorun ise, sorunu çözmelisiniz. Reddettiğiniz bir şart ise şartı ya tamamen kabullenmeli ya da şartı değiştirecek gücü elde edene kadar şarta uymalısınız.

Bu konuya duygular ve bireysel sorunlar açısından uygun olarak sosyal medyada paylaşılan bir cümleye yaptığım yorum örnek olacaktır:

İleti: “Düşünmekten korkuyorum. “

İletiye Yorum: “Neden korkuyorsunuz? İnsan bilmediğinden korkar. Düşünmekten değil, oluşacak belirsiz sonuçlarından korkuyor olabilirsiniz. Çünkü düşündükten sonra tespit edeceğiniz sorunun sebebini çözebilecek imkan ve gücünüz yoksa bu farkındalık sizi rahatsız edecektir. Böyle bir durumda eylem gerekir, karanlığa feneri tutun. Artık neyin olduğunu gördüğünüz için o yöne bakmaktan korkmayacaksınızdır. “

İletiye Yoruma Yorum: “Çünkü düşünmek beni içine çekiyor ve çıkmak çok zor. Ama çok güzel bir noktaya değindiniz evet öyle bir durumda da olduğumu düşünebiliriz. Feneri tutacağım kafama koydum.”

Leave a Comment